|
Kuyruk sokumu pilonidal sinüsü (Türkiye’de halkın kullandığı tabiri ile “kıl dönmesi”) iyileşme zorluğu çekilen veya iyileşme faktörlerinin kaybolduğu bir deri altı enfeksiyon hastalığıdır. İyileşme zorluğu, hastalığın bulunduğu bölgenin insanoğlunun ‘en karanlık’ ve temizlik bakımından en az bakım gören yeri olmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, bu bölge, yapısı itibari ile gerek yabancı maddelerin (kıl, yün, hav, tüy gibi) toplandığı ve gerekse kuyruk sokumunun bir matkap gibi deriye yapmış olduğu baskı nedenleriyle pilonidal sinüsü körüklemektedir. Buna ilaveten, özellikle yaz aylarında ‘terlemenin’ getirdiği mikroorganizma hareketliliği ve terin içeriğindeki kimyasal yapıdan dolayı hassas olan derinin tahrişi de bu hastalığı tetiklemektedir. Belki de pratik önlemler kullanılarak bu problem, ilk farkına varıldığı anda basit bakım kuralları uygulanması ile, insanoğluna sıkıntı teşkil etmeyecektir. Bu bakım, aslında hayatımızda vücudumuzun farklı bölgelerine sıkça yaptığımız günlük işlerdir: her gün düzenli banyo yaparak iki kaba et arasını sabunlamak, bu bölgede kıl oluşmasına izin vermemek (tıraş etmek veya tüy dökücülerle kılları uzaklaştırmak), özellikle yaz aylarında ter oluşmasını engellemek, uzun oturmamak veya uzun ayakta durmamak (basit vücut egzersizleri ile kan dolaşımını sağlamak), beslenmede C-vitamini içeriği fazla gıdalar tüketmek. Vücudun bağışıklık sisteminin güçlü olması, özellikle yara iyileşmelerinde önemli rol oynayan C-vitamininin bolca kullanımı ve polifenol içeren gıdaların tüketimi, derideki “kollajen sentezini” hızlandırması açısından bir gerekliliktir.
Pilonidal sinüs (kıl dönmesi) vakıalarında hiçbir medikal çözüm (yüzeysel ilaç uygulaması) aranmadan doğrudan cerrahi tekniklerle “problemi çözme” yaklaşımı günümüz tıp etiğine uymayan bir tarzdır. Neticede pilonidal sinüs hastalığına önerilen cerrahi yöntemler, hangisi olursa olsun, insanlara ‘hastalığın kendisi kadar basit çözümler’ getirememektedir. Tüm cerrahi metotlar, istisnasız, nüks ihtimali taşımaktadır. Peki, neden tıp, bu problemi “tam anlamı” ile çözememektedir? Cevabı içinde saklıdır. Bu problem basit bir “tek bilinmeyenli tek denklem” gibidir. Fakat, problemin çözümü aranırken “çok bilinmeyenli tek denklem” gibi yaklaşılmaktadır. Yani, cerrahi anlamda, dokuların eksizyonu (kesilip atılması) ve sonra da düz bir şekilde dikilmesi (primer sütür) veya değişik alfabetik harfleri içeren dikiş ile yama teknikleri kullanılması “durduk yerde” anatomiği bozmakta, probleme problem katmaktadır. Cerrahi yöntemlerin tamamı incelendiğinde görünecek odur ki hasarlı doku kesilirse ve uygun geometrik şekille dikilirse problem çözülecektir! Problem tam da burada başlamaktadır. Problemin kaynağı, anatomik yapı değildir. Sorulması gereken soru şudur: “Pilonidal sinüs yarası neden iyileşmemektedir?”. Cevabı halen bulunamamıştır. Fakat, bu sorunun cevabı olacak düşünce şudur: “Yara iyileşmesinde eksik olan faktörün yerine konması ‘yara iyileşmesini’ hızlandırmaktadır”. O zaman ‘eksik olan faktör' nedir? Bugün tıp, yara iyileşmesi için gerekli faktörleri tanımlamıştır. Örneğin, tümör nekroz faktörü-alfa (TNF-a) gibi. Pilonidal sinüs problemi, iki aşamada bertaraf edilmelidir: Öncelikle, enfeksiyon kontrol altına alınıp yok edilmeli ve sonra da dokunun tamiri medikal yolla yapılmalıdır. Günümüz tıbbı bu iki yolu da yapabilecek güçtedir. Fakat halen, problemin sadece cerrahi yöntemlerle çözülmesi gerektiğini savunanlar, pilonidal sinüs hastalığı taşıyan insanların ameliyatlardan sonra dünyalarını alt-üst eden nüksleri de kolayca izah edebilmelidirler. Sonuç olarak tıp dünyası, iyileşme zorluğu çeken yaraları daha basit medikal yöntemlerle çözmenin yollarını aramalıdır.
Aşağıda kıl dönmesinin aşamaları gösterilmektedir:

Kıl dönmesi tedavisi cerrahlara göre sadece ameliyattan ibarettir. Fakat hangi yöntem olursa olsun nüks ihtimali %60'dır (cerrahlara göre %3-5). Diğer tabirle nüks kaçınılmazdır.
Fakat, sayıları az da olsa, bazı cerrahlar fenol ve AgNO3 (gümüş nitrat) yöntemlerini kullanmakta ve nüks ihtimallerini %10'ların altına çekebilmektedir.
Son zamanlarda dünyada ilk olarak uygulanan geliştirilmiştir. Bu yöntemle kıl dönmesi yaşayan biri kendi kendine tedavi olabilmektedir. Hiç bir cerrahi müdahale gerektirmeyen bir işlemle hasta evinde tedavi olabilmektedir. Yöntem hastanın uygulamayı düzenli yapabilmesi ile %100 başarıya ulaşmaktadır.
Dünya'da uygulanan ameliyatlı ve ameliyatsız teknikler şöyle sıralanabilir:
A- Akut Apse Tedavisi
Küretaj (apsenin boşaltılması), Kesim (insizyon), Açık Tutma
B- Korumaya Yönelik Cerrahi Yöntemler
B.1- Lord-Millar Yöntemi
B.2- Bascom
C- Klasik Cerrahi Yöntemler
C.1- Geniş Lokal Kesim (eksizyon)
C.2- Primer Kapama
C.3- Marsupiyalizasyon
D- Kronik Apse Tedavileri
D.1- Karydakis
D.2- D kesimi
D.3- Deri grefti (yaması)
D.4- Flep Yöntemleri
D.4.1- Limberg Flep
D.4.2- Modifiye Limberg Flep
D.4.3- Z Plasti
D.4.4- W Plasti
D.4.5- V-Y Plasti
D.4.6- Rhomboid Flep
D.4.7- Rotasyonal Flepler
D.4.8- Gluteus Maksimus Myokutonöz Flep
E- Ameliyatsız Teknikler
E.1- Gümüş Nitrat
E.2- Fenol
E.3- Fibrin Doku Yapıştırıcısı
E.4- Polifenol
Kıl dönmesi tedavisinde uygulanan teknikler arasındaki kıyaslama aşağıda verilmektedir:
| TEKNİKLER |
NÜKS (TEKRAR) İHTİMALİ, % |
İŞ GÜCÜ KAYBI |
ENFEK-SİYON RİSKİ, % |
YARANIN AÇILMA İHTİMALİ |
BAKIM |
TEKNİĞİN YAN ETKİSİ |
YARA İZİ |
AMELİYAT SONRASI YATIŞ |
|
| |
AKUT APSE TEDAVİSİ |
100 |
DÜŞÜK (3-4 GÜN) |
100 |
ÇOK YÜKSEK |
1-5 HAFTA PANSUMAN |
YOK |
KÜÇÜK |
0-1 GÜN |
| |
KORUMAYA YÖNELİK CERRAHİ |
100 |
DÜŞÜK (5-10 GÜN) |
100 |
ÇOK YÜKSEK |
3-6 AY PANSUMAN |
YOK |
GENİŞ |
ZORUNLU (5-10 GÜN) |
| AMELİYAT YÖNTEMLERİ |
KLASİK TEKNİK |
60 |
ÇOK YÜKSEK (1-6 AY) |
30 |
ÇOK YÜKSEK |
EN AZ BİR AY PANSUMAN |
YOK |
GENİŞ |
ZORUNLU VE UZUN |
| |
KRONİK APSE TEDAVİLERİ |
10-30 |
YÜKSEK (3-4 hafta) |
10-30 |
YÜKSEK |
EN AZ BİR AY PANSUMAN |
YOK |
KABUL EDİLEBİLİR DÜZEYDE |
ZORUNLU VE UZUN |
| |
FLAP YÖNTEMLERİ |
5-10 |
YÜKSEK (2-3 hafta) |
50-100 |
ÇOK YÜKSEK |
UZUN SÜRELİ PANSUMAN |
YOK |
KABUL EDİLEBİLİR DÜZEYDE |
ZORUNLU VE UZUN |
| |
GÜMÜŞ NİTRAT |
1-3 |
YOK |
YOK |
YOK |
BİR HAFTA |
FARKLI DOKUYA TEMASTA TEHLİKELİ |
YOK |
YOK |
| AMELİYATSIZ YÖNTEMLER |
FENOL |
1-3 |
YOK |
YOK |
YOK |
BİR HAFTA |
FARKLI DOKUYA TEMASTA TEHLİKELİ |
YOK |
YOK |
| |
POLİFENOL |
YOK |
YOK |
YOK |
YOK |
BİR AY |
YOK |
YOK |
YOK |
|